Kayıtlar

Biyolojik Çeşitlilik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sürdürülebilir Kalkınma ve Biyolojik Çeşitlilik

Sürdürülebilir kalkınma, insanın, parçası olduğu ve varlığını sürdürebilmesi için temel desteği sağlayan ekosistemlerle uyumlu ve denge içinde yaşam kalitesinin yükseltilmesini ve geliştirilmesini içerir. Bu anlamda, ekonomik olarak yapılabilirlik, sosyal eşitlik ve çevresel sürdürülebilirlik, sürdürülebilir kalkınmanın temel bileşenleridir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilir kullanımı konusunda özgün politikalar geliştirilebilmesi için, öncelikli olarak ülkenin arazi kullanım politikalarında köktenci bir iyileştirme ve ulusal tarım, hayvancılık, istihdam ve sağlık politikalarında ciddi bir değişim gerekmektedir. Bu bütünsel yaklaşım aynı zamanda, yoksullukla mücadele ve gıda temininde dışa bağımlı olma tehlikesi önlenerek, gıda güvenliğinin güvence altına alınması için de gereklidir. Bu doğrultuda, soyu tehlikedeki ve endemik türler ile ekosistem ve yaşam ortamlarının korunmasının yanı sıra, tarım, hayvancılık ve su ürünleri ile ilaç sanayisinde üretim ve tüketim biçimlerinin sürdü...

Ulusal Yaklaşım

Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesine taraf ülkelerden biri olarak Türkiye, biyolojik çeşitliliğin küresel ve ulusal ölçekte korunması için taahhütte bulunmuş ve böylece biyolojik çeşitliliğin yaşamsal ve sosyo-ekonomik değer ve önemini kabul etmiş, sözleşme tarafından belirlenen biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı ile genetik kaynakların kullanımından elde edilen yararların adil ve eşit paylaşımı hedeflerine ulaşmak üzere sorumluluk üstlenmiştir. Türkiye bu bağlamda, Rio Zirvesinden bugüne kadar biyolojik çeşitliliğin korunması için yasal düzenlemeler ve politik taahhütler açısından önemli adımlar atmıştır. Beş yıllık kalkınma planları, Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı ile ulusal ve uluslararası hukuksal düzenlemeler bu konulardaki politika ve uygulamalar açısından önemli temel belgelerdir. Öte yandan, 2002 yılı sonuna değin tamamlanması planlanan Çölleşme ile Mücadele Ulusal Eylem Planı çalışması da dik...

Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği

Birbirine koşut uzanan Kuzey Anadolu Dağları ve güneyde Toros Dağları ile biçimlenmiş, engebeli ve yüksek bir ülke olan Türkiye’nin toplam yüzölçümü 779.452 km2’dir. Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdeniz’le üç tarafından çevrilidir ve kıyılarının toplam uzunluğu, adalar dışında, 8.333 km’dir. İç sular ülke alanının % 1,6’sım kapsar, 200 doğal gölün alanı 906.000 hektar (ha), baraj göllerinin yüzey alanı ise 380.000 ha’dır. Bu göllerden en büyüğü, 374.000 ha’lık alanıyla Van Gölüdür; onu 128.000 ha ile Tuz Gölü izler. Türkiye’nin en uzun ırmakları, üçü de Karadeniz’e dökülen Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya’dır. Türkiye iklimi bölgesel açıdan farklılıklar gösterir. Ülkenin güney ve batısındaki kıyılarda yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklimine karşılık, Karadeniz kıyıları her mevsim yağışlı ve serindir. Ülkenin yaklaşık % 40’ını oluşturan iç ve güneydoğu bölgeleri yarı-kurak özellik gösterir. Biyolojik çeşitlilik bakımından Avrupa ve Ortadoğu’n...

Biyolojik Çeşitlilik Nedir ve Neden Önemlidir?

Biyolojik çeşitlilik , ekosistemlerin insanlığın refahı için gerekli olan yaşam destek sürecini sürdürebilme yeteneğinin ve sağlıklı çevrenin bir göstergesidir. İklim değişikliliği, kirlenme ve kaynakların aşırı ve sürdürülebilir olmayan kullanımı, geçen yüzyılda biyolojik çeşitliliği çok ciddi bir biçimde tahrip etmiş ve bu durum insan yaşamını tehdit eder duruma gelmiştir. Biyolojik çeşitlilik , sürdürülebilir kalkınmanın önemli parametrelerinden olan üç öğeden oluşur: Genetik Çeşitlilik Kalıtsal olarak geçen ve var oluşun fiziksel ve biyokimyasal özelliklerini belirleyen biyokimyasal paketler olarak tanımlanabilir. Genetik çeşitlilik belli bir tür, popülasyon, çeşit, alt-tür ya da ırk içindeki gen farklılığıyla ölçülür. Bu tür farklılıklar, örneğin evcil hayvanların ve tarımsal ürünlerin üretilmesini ve yabanıl yaşamda değişen koşullara uyumu sağlar. Tür Çeşitliliği Bir grup organizma genetik olarak benzerlikler gösterir ve karşılıklı olarak ürer, bundan, türler olarak...

Biyolojik Çeşitliliğe Yönelik Tehditler

Resim
Türkiye’nin Zengin Biyolojik Çeşitliliğine Yönelik Tehditler • Kırsal alanlarda hızlı nüfus artışından kaynaklanan ekonomik baskı ve mevzuat boşlukları nedeniyle tarım alanlarının parçalanması çiftçilerin gelirlerinin düşmesine yol açmaktadır. Bu durum küçük çiftçileri, arazi kazanmak üzere orman kesimi, aşırı otlatmayla meraların tahribi ve bitkilerin aşırı toplanması gibi, biyolojik çeşitliliği tehdit eden etkinliklere yöneltmektedir. Öte yandan, ormancılık politikalarındaki sürdürülemez uygulamalar da biyolojik çeşitliliği olumsuz etkilemektedir. • Step alanlarında, sürdürülebilir olmayan tarım yöntemleri, verimli toprak elde etmek için meraların tahrip edilmesi ve anız yakma biyolojik çeşitliliğe yönelik en büyük tehditler arasındadır. • Tarımsal etkinlikler 5,1 milyon hektar alanda 5. ve 6. sınıf topraklarda gerçekleşmektedir. Bu arazilerin çoğu yasadışı orman kesimleri ve mera açma sonucunda elde edilmiştir. Denetimsiz ve aşırı otlatma duyarlı step ekosistemlerini tahr...