Kayıtlar

Doğal Afetler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Türkiye'deki Büyük Depremler

Resim
23 Ekim 2011 Van Tabanlı Depremi Merkez üssü Tabanlı ilçesi olan deprem 13:41'de meydana geldi. Iğdır'dan Hakari'ye Van'dan Şanlıurfa'ya kadar doğu ve güneydoğudaki şehirlerde hissedilen 7.2 şiddetindeki depremde çok sayıda bina hasar gördü, bazıları tamamen yıkıldı. 17 Ağustos 1999 Depremi Depreme ilişkin sismolojik bulgular: • Depremin oluş zamanı: 17 Ağustos 1999 Saat 03:02 • Depremin büyüklüğü (Magnitüd): 7.4 • Odak derinliği: Yaklaşık 17 km. • Merkez üssü: Gölcük • Süresi: Yaklaşık 45-50 sn • Ana şok: 2 (ulusal ve dış Sismoloji İstasyon bilgilerinden derlenmiştir.) • Artçıl şoklar: 200’den fazla (10’a yakın artçıl şokun magnitüdü 4’den büyük) • Makrosismik zon: Karamürsel-Yalova-Gölcük-İzmit-Düzce Koridoru Ulusal ve uluslar arası sismoloji istasyonları verilerinden derlenmiştir. Saha gözlemleri: Depreme yol açan fay: Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey Kolu. Depremde hareket eden fayın toplam uzunluğu: 90 km.(130 km.ye çıkabilir). Hareket e...

Erozyonu Oluşturan Etmenler

Resim
Erozyon , birçok faktörlerin tesir ettiği kompleks bir olaydır. Bu faktörlerden bir kısmı frenleyici, bir kısmı hızlandırıcı tesir yapmaktadır. Erozyon olayında iklim başta olmak üzere toprak, bitki örtüsü, arazinin topoğrafik durumu ve insanla ilgili çok sayıda faktör etkili olmaktadır. Erozyon ve İklim İklimin doğrudan doğruya ve bir de bitki örtüsü dolayısıyla erozyona iki türlü etkisi vardır. Erozyonu doğrudan etkileyen en önemli iklim elemanı, yağıştır. Yağış yoğun ve sürekli ise, aşınma şiddetli olur. Bu yüzden sağanak yağışlar büyük ölçüde yüzeysel akışa sebep olur. Yağış ve akış süresi uzarsa aşınma hızlanır. Sıcaklık, buharlaşma, nem ve rüzgâr faktörlerinin aşınmayı dolaylı yönden etkilediği görülür. Mesela; Sıcaklık buharlaşmayı arttırır ve nem düşer. Dolayısıyla da bitki gelişimi yavaşlar. Bitki örtüsünün zayıflamasıyla da toprağın erozyona karşı olan dayanıklılığı azalır. Rüzgâr, yağmur damlası hızını ve damlaların yere vuruş açısını değiştirebilir. Böylece damlala...

Depremden Korunma Yolları

Resim
Depremlerin önceden kestirilmesi ve önlenmesi teknik açıdan mümkün değildir. Bu nedenle depremin zararlarından korunmak için hazırlıklı olmak gerekir. Depremin zararlarından korunmak için gerekli çalışmalar üç grupta toplanabilir: Deprem Öncesinden Alınması Gereken Önlemler • Binalar deprem yönetmeliğindeki esaslara uygun bir şekilde inşaa edilmelidir. • Deprem bölgelerindeki elektrik ve doğal gaz sistemlerinde erken uyarı sistemi kullanılmalıdır. • Deniz kenarlarındaki yerleşmelerde yaşayanlar , depremde denizden gelebilecek büyük dalgalara karşı uyarılmalıdır. • Sanayi tesisleri, barajlar, yollar, tünellerin depreme karşı dayanıklı olarak inşaası sağlanmalıdır. • Yerleşmeler zeminin gevşek olduğu ova, bataklık gibi yerlere kurulmamalıdır. • Deprem konusunda çalışan resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yapılmalıdır. • Depremde çıkabilecek yangınlara karşı binalarda yangın merdiveni olmalıdır. • Binalarda deprem sırasında düşme olasılığı olan tüm eşyalar (kitaplık, bey...

Heyelanlardan Korunma Yolları

Zeminin litolojik yapısını değiştirerek ya da tabaka duruşuna müdahale ederek heyelanları önlemek mümkün değildir. Buna karşılık heyelanların önlenmesi ve meydana gelmiş olanların tesbiti için aşağıdaki işlemlere başvurulur. a- Arazide nemli haldeki mevcut örtü malzemesinin denge açısını aşmamak. Bilakis yamaç eğimini bu sınırın altında tutmak. Eğer heyelan meydana gelmiş ise orada heyelanın tekrarını önlemek ve heyelan kütlesinin profilini denge açısını aşmayacak şekilde işlemek gerekir. b- Ağırlığı artırmamak ve kütlenin bir kısmını ortadan kaldırarak zemine yapılan basıncı azaltmak. c- Yamaca veya kütleye sızan suyu azaltmak ve bunun için sahayı direne etmek. d- Sürtünmeyi artırmak için heyelan kütlesinin uygun yerlerine sağlam temele kadar inen derin ve kuvvetli kazıklar çakmak. Aynca heyelan kütlesinin alt kenarı önüne sağlam temele oturmuş kuvvetli istinat duvarları inşa etmek gerekir.

Toprak Erozyonu

Resim
Toprak yüzeyinin akarsu, sel suları, rüzgar gibi dış kuvvetler tarafından aşındırılarak taşınması olayına toprak erozyonu denir. Özellikle tarım alanlarını tehdit eden toprak erozyonunun gerçekleşmesi bazı nedenlere bağlıdır. Toprak Erozyonunu Oluşturan Etkenler Arazideki Eğimin Fazla Olması Eğimli yamaçlarda suların yüzeysel akışa geçmesi daha kolaydır. Bu nedenle bu yamaçlarda toprak erozyonu kuvvetlidir. Bitki Örtüsünün Tahrip Edilmesi Bitkiler kökleri aracılığıyla toprağı tuttuklarından erozyonu azaltır. Bu nedenle erozyona açık yamaçlardaki bitki örtüsünün tahrip edilmemesi gerekir. Ancak meralardaki bilinçsiz otlatma, ağaç kesme ve orman yangınları gibi nedenlerle bitki örtüsünün tahrip edilmesi toprak erozyonunu artırmaktadır. Ayrıca ürün toplandıktan sonra geride kalan anız örtüsü de bir süre bitki örtüsü görevi yapmaktadır. Bu nedenle bu örtünün yakılmaması gerekir. Yağışların Düzensiz Olması Yağışların yetersiz ve düzensiz olduğu yarı kurak sahalarda anide...

Heyelan Sebepleri ve Türleri

Resim
Anakaya üzerindeki enkaz örtüsünden veya topraklardan meydana gelmiş kütlelerin, yerçekiminin tesiri ile yerlerinden koparak vadi tabanına doğru veya alçak bir sahaya doğru yer değiştirmesi olayına heyelan adı verilmektedir. Ancak yeryüzünde meydana gelen her heyelan hızlı bir şekilde ya da birdenbire olmaz. Bazı heyelanlar derece derece meydana gelirler. Heyelana Sebep Olan Başlıca Faktörler Eğim Eğimin çok olduğu sahalarda heyelan olasılığı fazladır. Faylarla parçalanmış sahalarda çok dik eğimli yamaçlar olduğundan, bu sahalarda heyelan kolayca meydana gelir. Gevşek yapıdaki malzemenin denge açısından herhangi bir sebeple aşıldığı takdirde heyelan meydana gelir. Suya Doygunluk Heyelan genellikle yağışlı veya zeminin nemli olduğu mevsimlerde meydana gelir. Şiddetli veya devamlı yağışlı ya da karların erimesi zemini meydana getiren kayaların ve örtüyü meydana getiren enkazın içerisine fazlaca suyun sızmasına sebep olur. Bunun sonucunda su ile temasta olan kısımlarda ...

Türkiye'de Deprem Kuşakları

Resim
Yeryüzünün aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp -Himalaya kıvrım sisteminin Akdeniz deprem kuşağında yer alan Türkiye'nin yarısına yakını(% 42) birinci derece deprem alanıdır. Bu alanların dağılışı ile kırık hatlarının dağılışı birbirine paralellik gösterir. Türkiye'deki Fay Kuşakları Kuzey Anadolu Fay Kuşağı Yaklaşık 1500 kilometre uzunluğunda olan bu hat, ülkemizin kuzeyinde doğu - batı yönünde bir uzanış gösterir. Saros körfezinden başlayan bu hat, Marmara denizinin kuzeyi, İzmit körfezi, Adapazarı, Düzce, Bolu, Merzifon, Suluova, Erbaa, Niksar, Kelkit vadisi, Erzincan, Erzurum, Varto ve Van üzerinden geçen bir hat şeklinde uzanır. Doğu Anadolu Fay Kuşağı Hatay'dan başlayan bu hat Kahraman Maraş'a kadar süren bir grabeni takip ederek, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Bitlis üzerinden geçer ve Bingöl'ün Karlıova ilçesi yakınlarında Kuzey Anadolu fay kuşağıyla birleşir. Batı Anadolu Fay Kuşağı Güney Marmara Bölümü ile Kıyı Ege Bölümü'nü içine alan ...