Kayıtlar

virüsler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Virüslerin Yapısı

Resim
Işık mikroskobuyla görülemeyecek kadar küçüktürler. Boyları 10 milimikron ile 275 milimikron arasında değişir. Çok farklı şekilleri olmakla beraber en çok çubuk ve yuvarlak biçimindedirler. Virüslerin yapısı, kalıtım maddesi ve protein kılıf tan meydana gelir. Buna nükleoprotein yapı denir. Bu yönüyle virüsler kromozomlara benzerler. Bakteriyofajın Şekli Protein kılıf, çeşitli proteinlerden oluşabilir. Kalıtım maddesi bazılarında DNA, bazılarında ise RNA'dır. Bu genetik maddeye kısaca genom denir. Prokaryot ve ökaryot hücrelerde bulunan hücre zarı, çekirdek, organeller ve sitoplazma gibi yapıların hiçbiri yoktur. Bunun için kendi enzim sistemleri de yoktur. Bazı virüsler sadece konak hücrenin zarını eritebilmek için bir tek çeşit enzim taşırlar. Bunu da kendi kendilerine değil, girdikleri hücre içinde onun malzemelerini kullanarak gerçekleştirirler.

Virüslerin Çeşitleri ve Yaşam Biçimi

Resim
Virüsler, üzerinde yaşadıkları ve hastalık yaptıkları canlı gruplarına göre adlandırılırlar. Buna göre üç çeşit virüs vardır: 1. Bitkisel Virüsler: Bitkilerde hastalık yaparlar. Kalıtım maddesi olarak hepsi sadece RNA bulundururlar. Tütün, Patates, Marul ve Salatalık "mozaik virüsleri" örnek verilebilir. 2. Hayvansal Virüsler: Sadece insanlar ve hayvanlarda hastalık yaparlar. Bazılarında DNA, bazılarında ise RNA bulunur. Grip, kızamık, kabakulak, su çiçeği, sarı humma, çocuk felci, uçuklar, siğiller ve AİDS hayvansal virüslerin sebep olduğu hastalıklardandır. Bugün kanserin dahi sebepleri arasında virüsler sayılmaktadır. 3. Bakteriyofajlar: Bakterilerin içinde yaşar ve onları öldürürler. Sadece DNA bulundururlar. Virüslerin hastalık yaptığı canlı çeşitleri farklı olduğu gibi bir canlının değişik dokularında yaşayan virüsler de farklı olabilmektedir. Özetle virüsler, canlı hücrelerin içerisinde canlılık faaliyeti gösterebilirler. Dış ortamda cansızdırlar. Ancak özel...

Virüslerin Üremesi

Resim
Virüs, tutunucu iplikleriyle canlı bir hücrenin zarına yapışır, taşıdığı enzimle hücre zarını eritir. Kendi kalıtım maddesini konak hücrenin içine gönderir. Kılıfı dışarıda kalır. Hücreye giren DNA veya RNA, yönetimi eline geçirerek hücrenin enzim sistemini, ribozomlarını ve gerekli yapı taşlarını kendisi için kullanarak önce kalıtım materyalini çoğaltır. Sonra kendi protein kılıflarını hücreye sentezletir (Burada virüs sadece ilgili proteinlerin şifresini verir). Sonra kılıflar kalıtım maddesiyle birleşerek çok sayıda virüs oluşur. Bakteriyofajın Hayat Devri Sonuçta hücre parçalanır. Serbest kalan virüsler hemen diğer sağlam hücrelere yapışırlar ve onları enfekte ederler. Virüslerin hücreyi bu şekilde parçalamalarına lizis denir. Bazen virüs DNA'sı bakteri DNA'sına yapışarak ortak yaşayabilir, onunla beraber yeni bakterilere aktarılabilir. Bu haldeyken bakteriye zararı yoktur. Buna Profaj denir. Ancak her an ortaklık bozularak bakteriye zararlı olma ihtimali vardır...

Virüslerden Korunma

Antibiyotikler virüslerin oirçoğuna etki edemezler. Çünkü enzim sistemleri yoktur. Ancak hücreler bazı virüslere karşı bağışıklılık kazanmakta olup, aynı virüs tarafından ikinci defa enfekte edilemezler. Bu tür hücreler virüslere karşı öze! savunma maddeleri üretirler. Bunlara İnterferon denir. Kızamık, kabakulak, kızıl, gibi hastalıklar bu şekildedir. Birçok virüse karşı interferonlar da etkisiz kalmaktadır (AİDS virüsü gibi). Bunda en büyük faktör virüs DNA'sının sürekli kendini değiştirerek yeni yeni şekiller almasıdır (Rekombinasyon). Bugün, virüslerin canlılığı hala tartışılmaktadır. Özel Drotein yapılarının olması, kalıtım maddesi taşıması, az da olsa enziminin bulunması, konak hücre içinde üreyebilmeleri virüsleri canlılara yaklaştıran canlılık özellikleri dir. Virüslerin, cansız bir ortamda yıllarca cansız gibi davranmaları, cansızlara ait bir özellik olan kristalleşmeyi gerçekleştirmeleri, sitoplazma ve enzim sistemlerinin olmayışı cansızlık özellikleri dir. Sonuç olarak;...