Kayıtlar

Türkiye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği

Birbirine koşut uzanan Kuzey Anadolu Dağları ve güneyde Toros Dağları ile biçimlenmiş, engebeli ve yüksek bir ülke olan Türkiye’nin toplam yüzölçümü 779.452 km2’dir. Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdeniz’le üç tarafından çevrilidir ve kıyılarının toplam uzunluğu, adalar dışında, 8.333 km’dir. İç sular ülke alanının % 1,6’sım kapsar, 200 doğal gölün alanı 906.000 hektar (ha), baraj göllerinin yüzey alanı ise 380.000 ha’dır. Bu göllerden en büyüğü, 374.000 ha’lık alanıyla Van Gölüdür; onu 128.000 ha ile Tuz Gölü izler. Türkiye’nin en uzun ırmakları, üçü de Karadeniz’e dökülen Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya’dır. Türkiye iklimi bölgesel açıdan farklılıklar gösterir. Ülkenin güney ve batısındaki kıyılarda yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklimine karşılık, Karadeniz kıyıları her mevsim yağışlı ve serindir. Ülkenin yaklaşık % 40’ını oluşturan iç ve güneydoğu bölgeleri yarı-kurak özellik gösterir. Biyolojik çeşitlilik bakımından Avrupa ve Ortadoğu’n...

Türkiye'nin Genetik Çeşitliliği

Türkiye’nin coğrafi yapısının farklılığı ve iki önemli Vavilovyan gen merkezinin (Akdeniz ve Yakındoğu) kesiştiği noktada yer alması, yüksek endemizm ve genetik çeşitliliği sağlar. Bu konum tahılların ve bahçe bitkilerinin ortaya çıkışında da çok önemli bir rol oynar. Türkiye’de beş ayrı “ mikro-gen merkezi ” bulunmaktadır. Son 30 yıl içinde yerel ve ithal soyların kullanımıyla geliştirilen ve kayıtlara geçen tahıl çeşidi 256’dır; bunların 95’i buğday, 91’i mısır, 22’si arpa, 19’u pirinç, 16’sı süpürgedarısı, 11’i yulaf ve 2’si de çavdar çeşididir (Çevre Bakanlığı, 2001). Türkiye florası, kültürü yapılmış önemli tarımsal bitki türlerinin yabanıl akrabalarını ve bu türlerle ilgili genetik çeşitliliği kapsar. Bahçe bitkilerinin yerli ve diğer çeşitlerinin, üretilmekte olan yaklaşık 50 cins ve yetiştirilip dağıtımı yapılan 100 kadar türle birlikte, 200’ü bulduğu düşünülmektedir Bu çeşitlilik meyve türlerinde de belirgindir ve sayının 138 dolayında olduğu tahmin edilmektedir. Yabani asma...

Türkiye'nin Tür Çeşitliliği

Türkiye, Avrupa kıtasında bulunan bitki türlerinin % 75’ini barındırmaktadır ve bunun üçte birini endemik bitkiler oluşturur. Anadolu faunası 80.000′in üzerindeki tür zenginliğiyle de dikkati çekmektedir. Alageyik ve sülünün anavatanı Anadolu’dur; bozayı, yaban domuzu, kurt ve vaşak başta olmak üzere memeliler ve 400′ün üzerinde kuş türü ile yok olduğu düşünülen Anadolu leoparının izlerine rastlanıldığı bilinmektedir. Akdeniz ve Ege kıyıları soyu tehlike altında olan Monachus monachus, Caretta caretta ve Chelonia mydasm yaşam alanlarıdır. Türkiye, Akdeniz ülkeleri içinde, soyu tükenmekte olan Akdeniz fokunun yaşam alanlarına sahip ender ülkelerdendir. Bütün koruma çalışmalarına karşın, Akdeniz fokunun Ege, Akdeniz ve Karadeniz’deki popülasyonu sabit değildir. Türkiye denizlerinde, 1970’lerde 150 ile 300 arasında birey olduğu tahmin edilirken, bugün bu sayı 100’ün altına düşmüştür. Bu yok oluşun ana nedenleri arasında, özellikle balıkçılar tarafından bilinçli öldürmeler, turizm ve aşı...

Türkiye'deki Toprak Tipleri

Resim
Türkiye; iklim çeşitliliğinin fazla olması, arazilerdeki ana kayaların farklı yapılarda olması, bitki örtüsü çeşitliliği, yükselti ve yer şekillerinde görülen farklılıklar gibi nedenlerden dolayı çeşitli toprak tipleri görülür. Türkiye'deki Başlıca Toprak Tipleri Alüvyal Topraklar Akarsu ve sel sularının yükseklerden aşındırdıkları kum, mil, kil ve çakıl gibi malzemeleri eğimin azaldığı yerlerde biriktirmeleriyle oluşan topraklardır. Bu tür topraklar genellikle akarsu boylarında, vadi ve ova tabanlarında, yamaçların eğimin azaldığı kesimlerindeki birikinti konilerinde ve deltalarda görülür. Son derece verimli olan bu topraklar yurdumuzun tarım ekonomisi açısından son derece önemlidir. Terra Rossa Toprakları Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde kireç taşlarıyla kaplı alanlarda oluşan bu topraklar kırmızı renklidir. Yurdumuzda en çok Akdeniz Bölgesinde görülür. Kahverengi Orman Toprakları Bu tür topraklar ise özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinin geniş ...

Türkiye'de İllere Göre Yıllık Yağış Toplamı

Havada bulunan su buharının, yoğunlaşarak sıvı ya da katı biçimde yeryüzüne düşmesine yağış denir. Yağışlar plüviyometre denilen bir aletle ölçülür. Yağışın ölçü birimi metrekareye kg veya mm'dir. TÜRKİYEDE İLLERE GÖRE YILLIK YAĞIŞ TOPLAMI (mm) 1 ADANA 639 2 ADIYAMAN 679 3 AFYON 411 4 AĞRI 520 5 AKSARAY 341 6 AMASYA 458 7 ANKARA 400 8 ANTALYA 1077 9 ARDAHAN 550 10 ARTVİN 714 11 AYDIN 622 12 BALIKESİR 551 13 BARTIN 1039 14 BATMAN 461 15 BAYBURT 442 16 BİLECİK 452 17 BİNGÖL 937 18 BİTLİS 1202 19 BOLU 554 20 BURDUR 415 21 BURSA 698 22 ÇANAKKALE 598 23 ÇANKIRI 400 24 ÇORUM 451 25 DENİZLİ 550 26 DİYARBAKIR 473 27 DÜZCE 818 28 EDİRNE 584 29 ELAZIĞ 396 30 ERZİNCAN 374 31 ERZURUM 405 32 ESKİŞEHİR 363 33 GAZİANTEP 549 34 GİRESUN 1257 35 GÜMÜŞHANE 460 36 HAKKARİ 731 37 HATAY 1090 38 IĞDIR 258 39 ISPARTA 503 40 İSTANBUL 850 41 İZMİR 690 42 KAHRAMANMARAŞ 713 43 KARABÜK 503 44 KARAMAN 327 45 KARS 487 46 KASTAMONU 488 47 KAYSERİ 393 48 KIRIK...

Ülkemizdeki Ovaların Genel Özellikleri

Ülkemizdeki ovaların genel özellikleri ve bu ovalardan yararlanma yöntemlerini şu şekilde sıralayabiliriz: • Önemli tarım ve yerleşim alanlarıdır. • Akarsu veya göl tortularıyla kaplı oldukları için verimli arazilerdir. • Yakın çevrelerinde kendilerini sulayan akarsular vardır. • Maden suları ve sıcak su kaynakları yönünden elverişlidir. • Yer kabuğunun hareketli zeminlerinde bulundukları için, deprem yönünden tehlikelidirler. Depreme karşı hassas olan bu tür arazilerdeki yerleşim alanları dikkatle seçilmeli ve yapılacak olan konutlar depreme dayanıklı olmalıdır. • Çevresine göre alçakta olmaları nedeniyle aynı zamanda havza tabanıdırlar. • Kıyı ovalarımızın büyük bir bölümü delta ovasıdır. Bu yüzden çok verimlidir. İhraç ettiğimiz tarım ürünlerinin çoğu bu ovalarda yetiştirilir. • Az eğimli olan delta ovalarımızda zaman zaman su taşkınları görülmektedir. • Koy ve körfez kenarında akarsular tarafından oluşturulan deltalar zamanla buraların dolmasına neden oldukları için bu tü...

Türkiye’deki İç Ovalar

Resim
Kıyılardan uzakta bulunan iç bölge ovalarının büyük bir bölümü eski göl tabanları ile çöküntü alanlarında yer alır. Ülkemizde, Üçüncü Jeolojik Zamanda kıvrım olaylar, ile toptan yükselme ve alçalmalar da görülmüştür. Toptan yükselme ve alçalmalar, Dördüncü Jeolojik Zamanda da devam etmiştir. Bu olaylar sırasında Türkiye'nin birçok yerinde çöküntü alanları meydana gelmiştir. Zamanla göl sularıyla kaplanan çöküntü alanlarının akarsuların getirdiği alüvyonlarla dolması sonucu göller kurumuş ve iç bölge ovaları oluşmuştur. Yüksek ovalar olarak da bilinen iç bölge ovalarının bir kısmı, belli bir fay hattı boyunca sıralanırken, bir kısmı ise dağınık durumdadır. Belli bir fay hattı boyunca sıralanan ovalarımızın başında, Kuzey Anadolu Fay Kuşağı üzerinde yer alan ovalar gelmektedir. Doğuda Pasinler'den itibaren, batıda İzmit Körfezine kadar uzanan bu ovalar şunlardır: Pasinler, Erzurum, Erzincan. Suşehri (Sivas), Niksar, Erbaa (Tokat), Taşova, Suluova, Merzifon (Amasya). Tosya (Kast...

Türkiye'deki Kıyı Ovaları

Resim
Akarsuların taşıdıkları alüvyonları, deniz kıyısında biriktirmesiyle oluşan ovalara delta ovası veya kıyı ovası denir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin kıyılarında, bu tür ovalara sıkça rastlanır. Delta ovalarının ülkemizdeki varlığı; akıntı ve gelgitin kıyılarımızda etkili olmadığının bir göstergesidir. Çünkü, deltaların oluşabilmesi için kıyılarda gelgit ve akıntıların fazla etkili olmaması gerekir. Ayrıca kıyının sığ olması ve denize dökülen akarsuların bol miktarda yük taşıması, delta oluşumunu hızlandıran diğer etkenlerdir. Alçak ovalar adıyla da bilinen kıyı ovaları, genellikle büyük akarsuların denize döküldüğü yerlerde oluşur. Bu tür ovaların oluşumunda bazen denizlerdeki seviye değişiklikleri ve tektonik olaylar da etkilidir. Dağların kıyıya paralel uzandığı Karadeniz kıyılarımızda, derinliğin de etkisiyle delta ovasına fazla rastlanmaz. Bölgenin önemli kıyı ovaları, derinliğin iyice azaldığı Orta Karadeniz bölümü ile Sakarya Nehri ağzında yer alır. Bunlar; Bafr...

Türkiye'deki Ovalar

Resim
Çevresine göre alçakta bulunan ve akarsular tarafından derin vadilerle yarılmamış olan geniş düzlüklere ova denir. Türkiye'deki ovaların oluşumunda tektonik, volkanik ve karstik olaylar ile akarsu faaliyetleri etkili olmuştur. Bunların içinde en etkili olanı tektonik hareketlerdir. Tektonik ovalar, üçüncü ve dördüncü jeolojik zamandaki yer kabuğunda meydana gelen çöküntü alanlarında oluşmuştur. Bazı ovaların oluşumunda tek bir etken rol oynarken; bazılarında ise birden fazla etken rol oynamıştır. Örneğin, Çarşamba Ovası yalnızca akarsu biriktirmesiyle, Denizli Ovası ise hem tektonik hem de karstik olayların etkisiyle meydana gelmiştir. Ülkemizdeki ovaları, bulundukları yerlere göre kıyı ovaları ve iç bölgelerdeki ovalar olarak iki bölümde inceleyebiliriz.

Türkiye'nin Platoları

Akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmış düz veya hafif engebeli yüksek düzlüklere plato denir. Genellikle eş anlamda kullanılan plato ile yayla sözcüğünü birbirinden ayırmak gerekir. Çünkü yayla daha çok yaz aylarında hayvancılık faaliyeti ve dinlenme amaçlı kullanılan geçici yerleşim alanı iken plato, bir yeryüzü şeklidir. Günümüzde turizm etkinliklerinin yapılmaya başlandığı yaylalarda hayvancılık faaliyeti esastır. Türkiye'deki önemli yer şekillerinden biri de platolardır. Büyük bir bölümü aşınmaya uğramış olan Anadolu'nun Dördüncü Jeolojik Zamanda toptan yükselmesi platoların geniş alan kaplamasına neden olmuştur. Ancak ülke genelindeki toptan yükselmenin bölgelere göre farklı olması, platoların farklı yükseltilerde yer almasını sağlamıştır. Örneğin, Güneydoğu Anadolu'da platolar 600-700 m yükseklikte yer alırken, İç Anadolu'da 1000-1500 m, Doğu Anadolu'da ise 1800-2500 m arasında bulunmaktadır. Oluşumlarına Göre Türkiye'deki Platolar Türkiy...

Türkiye'nin Yer Şekillerinin Ana Özellikleri

Resim
Günümüzde yer şekillerini biçimlendiren etkenler, dış kuvvetlerdir. Bunların başında da akarsular gelir. Çünkü Türkiye, bulunduğu yer ve sahip olduğu iklim koşulları bakımından, akarsu aşındırmasının etki alanındadır. Onun için de akarsu aşındırma ve biriktirme şekilleri, çok yaygındır. Vadi, plato, ova, birikinti konisi, delta gibi akarsu şekilleri Türkiye'de yaygın olarak görülür. Türkiye'de rüzgârların oluşturduğu yer şekilleri yok denecek kadar azdır. Rüzgârlar ancak kıyılardaki kumsallarda ve İç Anadolu'nun çıplak yerlerindeki küçük alanlarda çok sınırlı olarak etkilidir. Dış kuvvetlerden olan buzulların etki alanı günümüzde çok sınırlıdır. Dördüncü Zamanın ilk yarısındaki buzul devirlerinde bile 2000 metrenin yukarısında kalan buzullar, günümüzde yüksek dağların doruklarında çok küçük alanlarda bulunurlar. Buzul vadileri, sirkler ve moren setleri gibi buzul şekilleri yüksek dağlarımızın doruk kesimlerinde bulunmaktadır. Dalga aşındırması ve biriktirmesi kıyıları...

Türkiye'de Deprem Kuşakları

Resim
Yeryüzünün aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp -Himalaya kıvrım sisteminin Akdeniz deprem kuşağında yer alan Türkiye'nin yarısına yakını(% 42) birinci derece deprem alanıdır. Bu alanların dağılışı ile kırık hatlarının dağılışı birbirine paralellik gösterir. Türkiye'deki Fay Kuşakları Kuzey Anadolu Fay Kuşağı Yaklaşık 1500 kilometre uzunluğunda olan bu hat, ülkemizin kuzeyinde doğu - batı yönünde bir uzanış gösterir. Saros körfezinden başlayan bu hat, Marmara denizinin kuzeyi, İzmit körfezi, Adapazarı, Düzce, Bolu, Merzifon, Suluova, Erbaa, Niksar, Kelkit vadisi, Erzincan, Erzurum, Varto ve Van üzerinden geçen bir hat şeklinde uzanır. Doğu Anadolu Fay Kuşağı Hatay'dan başlayan bu hat Kahraman Maraş'a kadar süren bir grabeni takip ederek, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Bitlis üzerinden geçer ve Bingöl'ün Karlıova ilçesi yakınlarında Kuzey Anadolu fay kuşağıyla birleşir. Batı Anadolu Fay Kuşağı Güney Marmara Bölümü ile Kıyı Ege Bölümü'nü içine alan ...